“(İnsanları) Allah’a çağıran, iyi iş yapan ve «Ben Müslümanlardanım» diyenden kimin sözü daha güzeldir?” (Fussilet, 33) ayetini kendisine şiar edinmiş ve davet gömleğini kuşanmış davetçilerin, görevini hakkıyla yerine getirebilmesi için sahip olması gereken bazı özellikler bulunmaktadır.

Düşünce prensiplerinde, hayatı yaşam tarzında, karakter ve huylarında, zekâ durumlarında, kısaca maddi ve manevi tüm alanlarda insanoğlu birbirinden farklıdır. Başarılı bir davetçi olabilmek için, bütün bu farklılıklar karşısında, davet ettiği insanlara tesir edebilme gücüne sahip olmak gerekmektedir. Bu nedenle davetçinin; fikri ve kültürel alanda olduğu gibi hareket alanında da çok geniş bir birikime sahip olması gerekmektedir. Eğer davetçide olması gereken asgari ölçüler oluşmaz ise o davetçi başarısız olacaktır. Hatta sadece başarısızlıkla da kalmayıp, İslam’a zarar vermeye sebep olacaktır.

Bu nedenle biz de bu yazımızda; davetçinin asgari ölçüde sahip olması gereken özelliklerine değinmeye çalışacağız.

Allah’ın Dinini Bilme

Davetçinin (ve haliyle Müslümanın) her şeyden önce yeterli bir şekilde dinini öğrenmesi gerekir.

Davetçi; helali haramdan, hayrı şerden, farzı sünnetten ayırabilmek ve bu hükümleri davet yolunda birer meşale olarak kullanabilmek için Allah’ın dinini çok iyi bilmeli ve doğru anlamalı ki, neye davet ettiğini bilsin. İşte bundan dolayı Kur’an ve sünnetin, dini anlamaya teşvik ettiğini görmekteyiz:

(Resûlüm!) De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? – Zümer, 9

Kendilerine bilgi verilenler, Rabbinden sana indirilenin (Kur’an’ın) gerçek olduğunu bilir; onun, mutlak galip ve övgüye lâyık olan (Allah’ın) yoluna ilettiğini görürler. – Sebe, 6

Allah bir kula hayır dilerse onu dinde fakih (ince anlayış sahibi) kılar ve ona hidayet yollarını ilham eder. – Taberani

Hiç mümkün müdür ki; bir insan Allah’a çağırsın da çağırdığı dini bilmesin. Eğer kendi dinini bilmiyorsa bu davet nasıl olacaktır? Cahil biri olup da İslam’ı bir bütün olarak insanlara nasıl sunabilir?

Güzel Örnek Olmak

Davetçinin insanlara tesir edebilmesi ve onları İslam’a kazandırabilmesi için yaşantısı ile örnek teşkil etmesi gerekmektedir. Bir davetçinin başarısının sırrı onun doğruluğu ve güzel ahlakı ile doğru orantılıdır.

İşte onun için sen (tevhide) dâvet et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. – Şûrâ, 15

Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? – Saff, 2

(Ey bilginler!) Sizler Kitab’ı (Tevrat’ı) okuduğunuz (gerçekleri bildiğiniz) halde, insanlara iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz? Aklınızı kullanmıyor musunuz? – Bakara, 44

İnsanlara hayrı öğretip de kendi nefislerini unutanlar, tıpkı insanları aydınlattığı halde kendilerini yakan ışığa benzer. – Taberani

Sabır

Davetçinin hareket alanı, Allah’ın halifesi olarak görevlendirildiği bütün yeryüzü olduğundan ve yeryüzündeki her insanın çeşitli huy ve mizaçta olması, davetçinin bu yolda karşılaşacağı zorlukların sayısını ve çeşitliğini artırmaktadır. Bu nedenle davetçinin bir sabır timsali olması, muarızlarının itirazlarına mukabelede bulunmadan önce Allah’ın davasını temsil ettiğini unutmaması gerekmektedir. Kendisinde sabırdan ve tahammülden fazla payı olmayanlar davet yolunda faydadan ziyade zarar verirler.

Kulun yuttukları arasında Allah’a en sevimli olanı, onun kendi kızgınlığını ve gazabını yutmasıdır ki, kul bunu Allah için yapınca, Allah da onun kalbini imanla doldurur. – İbni Mace

Namazla ve sabırla yardım isteyiniz. – Bakara, 45

Onların dediklerine karşı sabredin. – Taha, 130

Ey iman ederler, sabredin, sabırda yarışın. – Ali İmran, 200

Allah sabredenlerle beraberdir. – Bakara, 153

Sabredenleri müjdele. – Bakara, 155

Sabredenlerin karşılığı hesapsız olarak verilir. – Zümer, 10

Yumuşak Huylu Olmak

İnsanları iyi anlayıp onlarla güzel ilişkiler kurmak isteyen bir davetçi, onlara karşı yumuşak davranmaya ve kırıcılıktan uzak olmaya son derece dikkat etmelidir. Çünkü insanlar kaba ve sert insanlardan uzaklaşmakta ve onlardan nefret etmektedir.

Eğer sert ve katı yürekli olsaydın onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Öyle ise onları bağışla ve onlarla işler konusunda istişare et. – Ali İmran, 159

Sen kötülüğü en güzel şekilde önle. O zaman göreceksin ki, daha önce seninle arasında düşmanlığı olan dahi en yakın bir dostun olmuştur. – Fussilet, 34

Allah’ın kulları yeryüzünde yürürken tevazu ve alçak gönüllü olarak yürürler. Cahiller onlara sataşınca size selam olsun derler. – Furkan, 63

Allah her işte yumuşak huyluluğu sever. – Buhari, Müslim

Tıpkı meyve veren bir ağaç gibi olun ki, insanlar onlara taş atarlar da onlar insanlara meyve atarlar. – Hasan el-Benna

NOT: Bu özellik ile alakalı olarak Zeyd bin Sana isimli Yahudi’nin Müslüman olma hadisesi incelenebilir.

Kolaylaştırmak, Zorlaştırmamak

Davetçilerin işini kolaylaştıran ve insanlarla aralarında sıcak ilişki kurmasına yardımcı olan özelliklerden biri de onlara karşı kolaylaştırıcı olmaktır. Herkesin gücü ve tahammül oranı değişiktir. Bazen birinin güç yetirdiğine diğeri tahammül edemeyebilir. Herhangi bir işi yapmak birisiyle mümkün olduğu halde bir başkasıyla imkânsız olabilir. Bundan dolayı Rasûlullah (sav)’in ölçüsü şu idi; “İçinizdeki zayıflarınızın yürüyüşüne göre yürüyünüz.

Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; müjdeleyin, nefret ettirmeyin. – Buhari, Müslim

Allah Resûlü iki iş arasında seçim yapması kendisine bırakıldığında, herhangi bir günah olmadığı müddetçe en kolayını seçerdi. – Hz. Aişe’den rivayetle

Cehennem ateşine haram olanı ya da kendisine cehennemin haram olduğu kimseyi size haber vereyim mi? Her yumuşak huylunun ve kolaylaştırıcının üzerine cehennem ateşi haramdır. – Hadis-i Şerif

Tevazu Sahibi ve Alçak Gönüllü Olmak

Davetçiyi bulunduğu insanların arasında en sevilen kişi yapan özelliklerden biri de tevazu sahibi ve alçak gönüllü olmasıdır.

Yeryüzünde böbürlenerek dolaşma. Çünkü sen (ağırlık ve azametinle) ne yeri yarabilir ne de dağlarla ululuk yarışına girebilirsin. – İsra, 37

Bana en sevimli olanınız ahlaken en iyi olanınız ve en çok tevazu sahibi olanınızdır. O insanlar ki hem kendileri toplumla kaynaşırlar hem de toplum onları sever. – Hadis-i Şerif

Allah bana, insanların tevazulu olmasını vahyetti. Böylece kimse kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse diğerine karşı haksızlık edemesin. – Buhari

Güler Yüzlü ve Güzel Sözlü Olmak

İnsanların kalplerini kendisine doğru açılmasını ve davetinin en güzel şekilde kabul edilmesini sağlayan davetçinin bir özelliği de onun güler yüzlü olması ve güzel sözlülüğüdür.

Kullarıma söyle, sözlerini güzel söylesinler, muhakkak ki şeytan onların arasını açar, çünkü şeytan insanlar için açık bir düşmandır. – İsra, 53

İnsanlara güzel söyleyin. – Bakara, 83

Güzel söz söylemek ve insanları affetmek arkasından başa kakılacak sadakadan daha hayırlıdır. – Bakara, 263

Onlarla en güzel şekilde mücadele et. – Nahl, 125

Ve ona yumuşak söz söyleyin, umulur ki nasihat dinler ve korkar. – Taha, 44

İnsanlara güler yüzle selam vermen dahi sadakadır. – Câmiü’s-Sağîr

Güzel söz sadakadır. – Buhari

İnsanlara İkram ve Yardımda Bulunmak

Bir davetçinin yaptığı davetinde kendisini başarıya götüren ve insanların İslam’a gelmesine vesile olan en belirgin özelliklerinden biri de onun insanlara ikramda bulunması ve onlara yardımcı olmasıdır. Çünkü başkalarına ikramda bulunmak ve onlara yardımcı olmak bir insanın kendi özverisine ve fedakarlığına işaret eden en güçlü delillerdir.

Kimlerde nefsinin cimriliğini yenerse, işte onlar kurtulmuştur. – Haşr, 9

Bu dini Allah, sadece kendisi için halis olarak kıldı. Sizin dininiz ancak güzel ahlak ve cömertlikle yaşanır. Onun için bu ikisiyle dininizi süsleyiniz. – Taberani

Kim Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsa, misafirine ikram etsin. – Buhari, Müslim

Hayır ve bereketin en çabuk ulaştığı ev, içinde yemek yedirilen evdir. – İbni Mace

Başkalarına Hizmet Etmek ve Onların İhtiyaçlarını Karşılamak

İslam davetçisinin başarıya ulaşmasının şartlarından biri de birlikte yaşadığı insanlara hizmet etmesidir. Çünkü davet dediğimiz olgu sadece hutbelerde fikirlerin ve görüşlerin söylenmesi değildir. Davetçi de sadece fikirleri ortaya koyan ve duyuran bir radyo değildir. Bilakis davet ve davetçi birbirinden ayrılmayan, toplumun dertleriyle ilgilenen ve onları en güzel şekilde çözendir. Toplumun sıkıntılarına tahammül eden ve onlara çareler arayandır.

Kim Müslümanların işlerine ehemmiyet vermeden gecelerse onlardan değildir. – Hadis-i Şerif.

Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir. Ona zulmetmez ve onu küçük görmez. Kim bir kardeşinin ihtiyacını giderirse Allah’ta onun ihtiyacını giderir. – Buhari, Müslim

İçinizden birinizin bir kardeşinin herhangi bir ihtiyacını gidermek için yürümesi, benim şu mescidimde iki ay itikafta olmaktan daha faziletlidir. – Hakim

Bir kul kardeşinin ihtiyacını giderdiği sürece Allah’ta o kulun ihtiyacını giderir. – Taberani

Kaynakça

Makale hazırlanırken Prof. Fethi Yeken’in “Davet Yolunda Hazırlık” kitabından faydalanılmıştır. Adı geçen eserin konu ile ilgili olarak okunmasını tavsiye etmekteyiz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here